Normal Doğum Eylem Planı Tanıtım Toplantısı’nda Emine Erdoğan ve Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu konuşma yaptı.
Emine Erdoğan, konuşmasına anne ve bebek arasındaki özel ilişkiden bahsederek başladı ve normal doğumun faydaları ile sezaryenin risklerine değindi. Erdoğan, Türkiye’de dünyaya gelen iki çocuktan birinin sezaryenle doğduğunu, sezaryenin ise anne ve bebek üzerinde hasarlar bıraktığının bilimsel olarak bilindiğini söyledi. Bugüne kadar T.C. Sağlık Bakanlığıyla pek çok çalışmaya imza attıklarını söyleyen Emine Erdoğan, bu çabaların Normal Doğum Eylem Planı kapsamında sistemli bir şekilde yaygınlaştırılacağını görmekten memnuniyet duyduğunu ifade etti. Toplumun bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalarda medya ve akademi dünyasına büyük sorumluluklar düştüğünü vurgulayan Emine Erdoğan, ayrıca normal doğum çalışmalarına destek veren Azra Akın’a sunduğu örnek davranış dolayısıyla teşekkür etti. Emine Erdoğan, bütün anne adaylarını fıtratlarındaki bu mucizeyi, başka tecrübeyle edinilmeyecek bu eşsiz bilgeliği kucaklamaya davet etti. Başlatılan çalışmanın normal doğum ile anne adayları arasındaki bağı yeniden tesis etmeye vesile olmasını dileyen Emine Erdoğan, T.C. Sağlık Bakanlığı ve çalışmada emeği geçen herkese teşekkürlerini iletti.
Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu, öncelikle “Cumhurbaşkanımızın kıymetli eşi Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’ye, böylesine önemli bir konuda bizlere verdikleri destek için şükranlarımı sunmak istiyorum. Sayın Hanımefendi’nin himayelerinde gerçekleştirilen bu projede, anne ve bebek sağlığına verdiğimiz önemin bir kez daha altını çiziyor ve kendilerine teşekkür ediyorum.” dedi.Sağlık Bakanı Memişoğlu, normal doğumun teşviki ve sezaryen oranlarının azaltılmasının yalnızca anne ve bebek sağlığını korumakla kalmayıp toplumun uzun vadeli sağlık hedeflerini de doğrudan etkileyen bir konu olduğunu belirtti. T.C. Sağlık Bakanlığı olarak her zaman toplum sağlığını koruma ve geleceği güvence altına alma sorumluluğunu taşıdıklarını ifade eden Sağlık Bakanı Memişoğlu, bu sorumluluğu daha kapsamlı bir perspektiften ele almak zorunda olduklarını ve bu doğrultuda Normal Doğum Eylem Planı’nın bir sağlık politikası olmanın ötesinde geleceğe yatırım niteliği taşıdığını söyledi.
Sağlık Bakanı Memişoğlu, “Sağlık hizmetlerimizin kalitesini artırmakla kalmadık, aynı zamanda dünyada örnek gösterilen bir sağlık sistemi inşa ettik. Ancak sağlık hizmetlerimizin sürdürülebilirliğini sağlamak ve geleceği güvence altına almak için normal doğumu daha fazla teşvik etmek ve sezaryen oranlarını azaltmak zorundayız. Bu amaçla hazırladığımız Normal Doğum Eylem Planı, bilimsel temellere dayanan bir strateji olarak ön plana çıkmaktadır. Bu plan, doğum süreçlerinde anne ve bebek sağlığını en üst düzeyde tutmayı amaçlamaktadır ve aynı zamanda toplumumuzun demografik geleceğini güvence altına almaktadır. Normal doğumun teşviki sadece anne ve bebek sağlığını korumakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal sağlığı da ilgilendiren bir konudur. Normal doğum hem bireysel sağlık açısından hem de toplumsal sağlığın sürdürülebilirliği açısından en doğru yaklaşımdır. Sezaryenin kontrolsüz artışı, doğurganlık kapasitesini sınırlamakta, toplum sağlığını olumsuz yönde etkilemekte ve demografik yapımızı tehdit etmektedir. Bu nedenle normal doğumun yaygınlaştırılması Sağlık Bakanlığı olarak en önemli hedeflerimizden biridir. Bu program kapsamında multidisipliner bir yaklaşım benimsedik. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanları, ebeler, aile hekimleri ve diğer sağlık profesyonelleri bir araya gelerek anne ve bebek sağlığını en üst düzeye çıkaracak bir sistem geliştirdik. Bu eylem planı, sadece bir doğum yönetimi planı değil, aynı zamanda toplum sağlığı ve ülkemizin geleceği için bir yol haritasıdır. Sonuç olarak Normal Doğum Eylem Planı ile sezaryen oranlarını kontrol altına alarak normal doğumu teşvik edecek adımları hayata geçiriyoruz. Bu adımlar, sağlıklı nesillerin yetişmesine, annelerimizin daha bilinçli ve güvenli doğum süreçleri yaşamasına katkı sağlayacaktır. Toplum olarak bu konuda farkındalığımızı artırmamız ve normal doğumu en doğal hâliyle desteklememiz gerekiyor.” dedi.